Suskunluğum Mürekkeplerle İntihara Amade...

25/8/2009 - Sakin Bir Elveda

Seni kendime kapatamam

Hüzünlü gözyaşlarını savur sokaklara

Etindeki yabancı mahlûklara inat

Kendini ruhuna pazarla

Kendini mabedinde sakla

Öyle ki lakapların orospuluk yapsın

Hislerini kapı aralarından koklat

Tüm şehir pezevengin olsun

Şehrin varoşlarında fantezilerin film olsun.

 

Ahlak sansürlerini bocalama

Onlar bilmiyorlar

Onlar kendi ahenklerinde boğulmaya mahkûm

Sen serbest fahişelik yap

Sen sadece kendini eğit!

 

Alıp başını yüreğine doğru yol al

Ruhunun iç sesleri kulağında çınlasın

Biraz felsefe

Biraz siyaset karıştır tenine

Benimle randevu ayarla

Sadece gözlerimi gör

Sadece geçmişimi gör

Kendini kendine kapatıp öylesine git!



Ahmet Güneş

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/7/2009 - BİRİKEN TERİMLER



Alışkanlıkların izdüşümleri
hepsi sokuluyor tenime
sokaklar boş
yalınlık cılız kalıyor.

Sözler ezberleri beceriyor işte
kemik tutmaz acıların zevk suyu
karışık bir monolog
nice repliklere gebe!

Sönmeyen bir aşk ateşi hepsi
yakan sonrada nefrete dayatan
yenilik düşmanı bir memleket
kapitalizmin oturma odası
sınıf bölünmesinin kahkaları yankılanıyor
bu denli kalabalık terimler içinde
fantezilerin reklam panolarında
sevmek miydi yaşamak?

Düş/tüm,

yankılandım,

sustum,



ölüm yalpalıyor tenimde...



Ahmet Güneş

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/7/2009 - Hep Arka Koltuk





Bir sonraki terkimi giyindim

Soyunma sırası sende

Kalp kabinleri boş

Battaniyeli kapılara sız!

 

Giz denilen bir sentezdi her şey

Uğrunda ölümün beşiğinde uzanmak

Ninnilerle kaybolan geçmiş

Ve işte anlatıyorum sana

O çocuktu bu, O çocuk.

 

‘Düş’ sinemasındaki seyirci

Her seansta iki sigara içen

Hayallerini gece yarısına saklayan

Kafiyeli yaşamların müptelası

Adımlarla uyaklara takılan

Düşen ve sonradan koşan.

 

Olacaklardan senaryolar yazıp

Yataktan tavana bağırıyorum

İtiraf ediyorum, anırıyorum

O çocuk bendim, O çocuk.

 

Bir sonraki filmde yine oradaydım

Başrolde olmayı arzuluyordum

Hoşuna giden tüm oyuncuların içine giriyordum

Küfürlerinle korkup kaçardım

Sonraki seansta üç sigara içtim.

 

Arka koltuktan kalktım

Yolda analiz krizlerine girdim

Diyalektik fiyasko oldu

Sigara paketini bir köpeğe verdim

Senaryolarımı yırttım

Arka koltuktan kalktım

Hayallerimle alay ettim

Seni öptüm

Gözlerinle vedalaştım.

 

O çocuk bendim

Ben O çocuk olmaya mahkûmdum!

                                     
Ahmet Güneş

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/3/2009 - SON SERZENİŞ


Sıradayım,
sarmaşık bir ruh halinden fırlıyorum
artık sen yoksun
artık şarap yok
artık düşlerle dünyayı beceremeyecez !

Sendeliyorum,
yuvarlandım,
ve sen bittin...


Ahmet Güneş

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/2/2009 - SAKLIMDAKİ GERÇEKLERİM!

"Bir varmış bir bitmiş hayat..."

Kendimde sayıklıyorum durmadan
çarşaflı şiirlerin bağrında
bir yanda mazimin çığlığı
bir yanda çelişkili an'lar
sırlarım dışımda kanıyorken
d/üşüyorum...

Son'larımı erteledim
çelişkili Tanrı'ya inat!
Ve varsayımlarda uyandım

bir varmış bir de yokmuş vuslat...

AHMET GÜNEŞ

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/10/2008 - BELEĞİN SESİ

"Yalın bir hayatın sancılarını taşıyorum."

 

Nedir ve niçin çok karamsar

cevapsız sorular imdadı

adımla başlayıp o'nu sorguluyorum

ve geliyorlar bana

ve gülüyorlar bilinmezliğin kapı aralığından

sisli bir film şeridi gözbebeklerimde geziniyor

boğazım güdümlü bu melankoliye

 

ahlaksız bir teklif kulağımda çınlıyor

-yaşamak çok güzel

beleğim harfleri tek tek yokluyor

bir varmış bir bitmiş hayat

dar sokaklar adresime örseli

unutulmuş bir harabeyi andırıyorum

 

ikinci el hayaller cüzdanımda terliyor

akreple yelkovanın inadı siliyor hepsini

ve zaman durmaya meyilli

 

ve yalın bir hayatın sancılarını ölüme bağışlıyorum...

Ahmet Güneş

Berfin Bahar Dergisi
Eylül 2008 Sayısı

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/9/2008 - SEZON FİNALİ

 "hüzün bu gece epey demli

şimdi sikim nasıl fantezileri becerecek

ah bu maneviyatımın sadık hali..."

 

Şimdi ne kadar uzak görünüyor son fantezimiz

son hamlemi bile hatırlamakta zorluk çekiyorum

zevkten ters köşe olmuş bedenin

sızlamakta olan spermli çocuklarımız

hepsi daha geçen sezonun son bölümüydü

-finalden sonra hazır ol garkleri yükselmişti şehvetinden

 

sezon başı geldi geçti bile

kırmızı şarap yıllandı

mumlar eriyip yatağımıza sızdı

mevsimlerin birbirini becermesini seyrediyorum

ve bizden öğrendikleri pozisyonların hatalarına gülüyorum

 

yaz dördüncü kez iğfal ediliyor

henüz acemi

her canı acıdığında bize küfrediyor

biz yazın hiç sevişmedik ki

ama kış abaza abaza mevsimleri düzüyor

en çokta baharı

bilirsin bahar bilirsin sonun başlangıcı

sonbaharda gay oldu bu sezon

bütün aylara götünü veriyor

kıllarınıda günden güne döküyor

 

şimdi avuçlarımda terkedilmiş bir zanlının gözyaşları var

öksüz doğup ölen yavrularımız adına dön!


Ahmet Güneş
 
Bireylikler Dergisi 22.Sayı
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/8/2008 - Elveda Derken...

Ne olur git/me heybemden
sancılar nebze nebze yitiriyor beni
acı gerçekler ziyan ediyor yalanları
çoğul bir sevdada isyan etme
kal/ma  masalların gizinde
ah savrulmuş yıldız ah!

bir tenhada kıstırıldım dün gece
etrafımda şizofren kişilikler
çılgın bir kahkaha yankılandı
gülerken ağladım dün gece
ertesinde genzime düğümlendin
her taraftan üzerime geliyorlar
perdelerimi kapatıyorum artık
ölüm öyle düşler kuruyor ki bana
şiirimle intihara teşebbüs ediyorum

yar/ın yok artık...

Ahmet Güneş


02.09
23.08.08
                  

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/8/2008 - BEDEL!!!

Varamadım o bilinmezliğe
azaplar hala üzerimde bir lanet
bir ıssızlıktı oysa tüm arzum
derin bir uyku ve hiçlik.

Ölüm hala ulaşamadığım bir evre
mezar o kadar dingil
ve bir o kadar masum
her intihar girşimim bozguna uğruyor
soyutlarken kendimi toplumdan
somut bir anıt oldum
düşlerim çağ dışı
bugün değildim!

geç yapılmış bir yatak sefasının ertesiyim...


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Değişen acılara rağmen değişmeyen sığınak kâşifi...

Kategoriler

Arkadaşlarım

roza rom
hevizayci